Propaganda

Özlem Yoğurtçuoğlu Yazdı...

Propaganda en temel anlamıyla bir ikna etme sürecidir. Güç odakları yani iktidarlar, amaçlarını gerçekleştirebilmek, kitleleri manipüle etmek ve kolayca yönlendirmek için kitle iletişim araçları vasıtasıyla kendi düşünce yapılarını topluma empoze etmeye çalışmaktadır. Bu süreçte yapılan sistemli çalışmaların tümünü propaganda olgusu ile açıklamak mümkündür

Siyasi fikirler, düşünce ve kanaatler, dini inançlar ve bu inançlardan doğan mezhep ayrılıkları çoğu zaman toplumları birbirine düşman etmiştir. Bu düşmanlıkların getirdiği krizleri en iyi şekilde yönetebilmenin yolu toplumu yani kitleleri yönetebilmektir. Bunu durumun farkında olan güç odakları toplumları yönlendirmek için propaganda yöntemini geliştirerek sistematik olarak uygulamışlardır.

İlk başlarda savaşlarda askeri başarı kazanmak amacı ile kullanılmış olan propaganda faaliyetleri daha sonraları toplu halde yaşayan insanların siyasi, dini, ekonomik ve sosyal faaliyetlerini etkileme amacıyla da kullanılmaya başlanmıştır

Propaganda tarih boyunca binlerce kişi tarafından farklı amaçlarla kullanılmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda kullanılan dil, medya aracı, ortam değişmiştir. Fakat amaç her zaman kitleleri istenilen doğrultuda etkilemek ve yönlendirmek olmuştur.

Propaganda sadece psikolojik oyunlar ve enformasyonun şeklini bozmak, manipüle etmek ile ilgili değildir. İnsanlar, duyguları ve düşünceleri olan birer varlıktır ve duygular çoğunlukla daha üstün gelmektedir. Medyanın kitleleri harekete geçirmek ve davranışlarını değiştirmek için yaptığı ve yapabileceği diğer bir işlevi de kişinin duygusal kimliğine saldırmak ve onu etkilemektir. Duygusal kimlik hedef alınarak yapılan propaganda daha kolay, hızlı sonuç vermekte ve daha etkin olmaktadır. Ajitasyon yapmak, korku uyandırmak, öfkelendirmek, sakinleştirmek medyanın propaganda sırasındaki temel işlevidir. Kitle iletişim araçlarından aktarılan bir mesaj herhangi bir duygu içeriyorsa, alıcıyı ele geçirmesi de kaçınılmazdır.

Medya araçları, manipülasyonla aynı düşüncede ve aynı hareketlerde bulunan birey tipini oluşturulurken, propagandayla bireylere kin ve nefret ekilmektedir.

İnsanlık tarihi kadar eski ve tarih içinde çok etkili örneklere sahip olan propaganda, siyasetin ve dolayısıyla hayatın eksilmez bir parçası haline gelmiştir. İkinci Dünya Savaşı esnasında yıldızı parlayan propaganda olgusu, var olan yıkımları, yapılan yanlış hareketleri doğru olarak göstererek insanlara kabul ettirmiş ve pek çok ülkenin tarihi gidişatını değiştirmiştir. Devletlerin sıklıkla başvurduğu propaganda medya araçları aracılığıyla topluma aktarılmaktadır fakat her propaganda hedef kitleye göre farklılık göstermektedir. Her toplum farklı bir kültür ile yetişmiş, farklı bir gelişim yaşayarak bugüne ulaşmıştır. Her birinin hazları ve zaafları birbirinden farklı ve uzaktır. Dolayısıyla devletlerin kullandığı propagandalarda farklılık göstermektedir.

Gazete en eski kitle iletişim aracı olarak propagandayı geniş bir kitleye iletebilme gücüne sahiptir ama birçok düşüncenin olduğu dünyada her gazete kendi hedef kitlesini besleyecek ya da karşı görüşteki kitleyi yıkacak propaganda kullanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler tarafından yoğun bir propaganda aracı olarak kullanılan radyo ise teknolojinin propagandaya entegre olduğu ilk kitle iletişim aracı olmuştur. Gelişen dünya ile onu takip eden televizyon ise taşıdığı görsellikle propagandayı daha somut ve gerçekçi kılmakta, daha kalıcı bir etki bırakmaktadır. Propaganda, internetin ve ardından sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla yepyeni bir boyuta ulaşmıştır.

Propagandaya bu çeşitli araçlarla başvurmak var olan otoriteler için alışkanlık ve zorunluluk halini almıştır. Otoriteleri doğuran ve gerektiğinde yıkan toplumu kontrol altına almak için kullanılan propaganda yöntemleri zamanla büyümekte, tehlikeli boyutlar kazanmaktadır. Fakat propaganda bir güç ürünüdür. Toplumun bu gücün etkisine karşı gelmesi, uyanık olması için bilgili olması gerekmektedir. Aksi takdirde, Hitler ve Goebbels ‘in propagandasının korkunç sonuçları dünya tarihinde tek başına korkutucu bir örnek olarak kalmayacaktır.

Propagandanın uygulanması için gerekli olan temel unsurların başında yayınlandığı kitle iletişim araçları gelmektedir. Propagandanın etkili bir tesirde bulunması için hedef kitleye ve propagandanın konusuna en uygun olan propaganda aracı belirlenmektedir. Belirlenen kitle iletişim aracı aracılığıyla propagandacı; ideolojisini, düşüncelerini, istek ve görüşlerini hedef kitleye daha kolay empoze edebilmektedir.

Propagandayı sistemli bir şekilde en fazla kullananlar devletlerdir. Devletler kendi ideolojilerini halka yaymak ve benimsetmek için kitle iletişim araçlarını kullanarak propaganda yapmaktadırlar. Bu propaganda politikasının doğrultusunda kitle iletişim araçları devletin ideolojik aygıtları olarak kabul edilmektedir.

Kitle iletişim araçlarının devletin ideolojik aygıtları olarak görülmesinin başlıca sebepleri arasında devletin, bu araçları kullanarak ideolojisinin ve yaşayış biçimini halka doğal bir akışla sunması ve bunun için halkı ikna etme çalışmalarında bu araçları kullanma biçimlerinden kaynaklanmaktadır. Buradaki önemli noktalardan biri, devlet bu işlemi yaparken toplumun sevdiği ve benimsediği aydınlara ihtiyaç duymaktadır. Devletler, aydınlar aracılığı ile propagandanın olumsuz imajını yumuşatmayı hedeflemektedir.

Propaganda için kullanılan çeşitli kitle iletişim araçlarını şu şekilde sıralayabiliriz; radyo, sinema, gazete, fotoğraf ve karikatürler, broşür, dergi ve kitaplar, duvar ilanları, beyannameler, şiirler, kamuoyu araştırmaları, istatistikler ve raporlar, afişler, hicivler, nükte ve şarkılar, müzik ve piyesler.

Paylaş